Decrease Font Size Increase Font Size

Daha önceki bölümlerde anlatıldığı gibi korunma yollarını başlıca kalkanı iradedir.Kişi herkesten önce büyük bir inanç ve iradeye sahip olmalıdır.Kişinin zaman zaman düşeceği sıkıntılarda kendini motive ederek, kendisine olan güvenini bir kez daha onaylamaya çalışmalıdır. Büyü ve cinlerin ilk olarak insana etkileme çatıştığı negatif enerjiyi boşalttığı yer iradedir.Zaten yaşamda insanın beyinden sonra en çok kullandığı yerdir. Peki irade nerededir derken, irade insanın kalbidir. Bir olayı yaşarken yada bir konu hakkında ilk düşüncesel gücümüz beyin sonrası içimizden gelen bir ses yani irade ise ikinci beyin olarak yerini alır.
Aklımızın onayladığı bir işi kalbimizde onaylıyorsa gönül rahatlığıyla olaylara yada konulara kendimiz odaklayabiliriz. Fakat beyin onaylayıp ta kalp onaylamazsa işte o zaman bir çelişki içimizde kalarak devamlı o konuları yada olayları düşünmemizi sağlar .Bazen bile bile bir yanlışa sürükleniriz, yapmak istemediğimiz olay ve konulara karşı kendimizi engellemeye çalışsak ta akıl olarak fakat bunu bir şekilde alt edemeyerek olayların içinde buluruz kendimizi. İşte akıl onaylayıpta irade yani kalbin onaylamadığı işlerde eğer içimizde varsa bir negatif enerji yada bunu dolaylı yollardan almışsak, eğer bizi çelişkilere düşürerek kendimize olan güvenimizi yanlışlar yaparak güveni yok edip, tamamen bocalama safhasına sokar işte asıl konuda buradadır. Kısacası büyü ve cinler bu bölgeyi yok ederek istediği etkiyi yapmış olacaktır.

Peki böyle bir durumda yapılacak olan tedbirler, inançlı insanlar için Ayetel kürsi,Nas, Felak surelerini bolca okumalarıdır. Sebebi ise bu ayetler iradeye en fazla yarayan tedavi eden ilaçtır. Fakat inançlı bir insanın okuyacağı her dua bir ilaç olsa da bu süreler içerik olarak ta daha fazla etki gösterecektir.Allah’ın isimleri telaffuz etmek, dilimizin döndüğünce okumak ve ibadet etmekle alacağımız enerji, içimizdeki bu gücü atmaya yetecektir. Fakat okumalardan önce samimi bir şekilde durumunuzu sıkıntılarını cenabı hakka arz edin, yalnız bir mekanda, temizliğine ve loş ışıklı bir ortam olmasında fayda vardır. Yalnız kaldığınızda içinize girecek korkuyu Cenabı Hakka yalvararak yok etmek ve çalışmanız okumalarınızdaki kalite ve dengeyi artıracaktır, okumalara ondan sonra başlamanız tavsiye olunur.

Belli bir inanca sahip olmayan insanlar için ise, kendi başlarına sessiz, yalnız kalacakları bir ortamda, düşünerek içindeki var olan enerjiyi dışarı atmak için, beyne emirler göndermeye çalışarak, sanki içindeki enerjiyi her düşündüğünde bir parçasını yok ettiğini, dışarı attığını düşünerek kendi konsantrasyonlarını sağlayarak başarmaları da mümkündür. Fakat bu daha zor ve uzun zamana ihtiyaç gerekmektedir. Bu durumdaki insanların tam bir iradeye sahip olabileceklerini bunu başarabileceklerine inanmaları gerekmektedir.

Diğer dinlere mensup olanlar: Dinlerinin kendilerine emrettiği gibi ibadet ederek ve dualar okuyarak ,bu inançla aldıkları güçle bir olup kötü enerjiyi dışarı atmak için mücadele verebilirler.

Tabi ki burada anlattıklarımız çok basit gibi görünse de uygulama safhasında insanda isteksizlik, kendine olan güveni yitirme, ne yapıyorum ben, ya bu şekilde olur mu deli miyim ben gibi kendilerine samimi itiraflarda bulunabilirler. Böyle bir durumda olan kişiler ilk önce kaybettikleri kendilerine olan güven duygusunu kazanmaya çalışmalıdırlar. Bu sorular insanın kendine olan güvensizliğinin baş kanıtı olduğu bir gerçektir. Yaptıklarından emin bir vaziyette ve sonuca gidebilecek kararlılıkta olan her kişi bunun üstesinden gelebilecektir. Bu tür denemeler yapan kişiler, çalışmalar esnasında kesinlikle alkol yada buna benzer uyuşturucu nitelikte ilaçlar almamalıdırlar. Böyle bir durumda daha sonra, kişi kendindeki gücün alkol yada diğer maddelerden kaynaklandığına inanarak, yeniden o mutsuz hallere dönmesi an meselesidir.

Kısaca açıklamak gerekirse önemli olan insanın kendine güven duymasıdır. Ama bunu yaparken de güven tam olarak etkili olmayacaktır. Şuan tarif edemediğim bir çok düşünceyle birlikte alınacak enerji güvenle birleştiğinde ancak başarıya ulaşmak mümkün olacaktır.

Ebu Hureyre' den (RA) rivayettir : Peygamber Efendimiz (SAV);
"Yedi büyük günahtan sakının onlarda; Allah'a (CC) şirk koşmak, Sihir (Büyü) yapmak, Allah'ın verdiği canı öldürmek, Faiz yemek, Yetim malı yemek, Savaştan kaçmak, Namuslu bir kadına iftira etmektir"

“BÜYÜ”, genelde cinler aracılığıyla yapılmaktadır…

Çok özel olarak, güçlü beyinlerin direkt yönlendirilmiş dalgalarıyla da gerçekleştirilebilmektedir!..
“BÜYÜ”, kişinin bilinci ve iradesi dışında, herhangi bir konuda, istemediği işi yapmaya elinde olmayarak zorlanmasıdır!.. Ve İSLÂM DİNİ mensuplarına kesinlikle BÜYÜ YAPMAK HARAMDIR!..

Eğer yukarıdaki anlamı iyi anladıysak; görürüz ki, karı-koca veya başkaları arasında sevgi oluşturmak için yapılan tüm çalışmalar veya muska yapmalar dahi “BÜYÜ”DÜR; değil ki ara açmak için yapılanlar!..

İSLÂM’da “DU” SERBESTTİR; “BÜYÜ” HARAMDIR!..

“DU” kişinin talebidir; “BÜYÜ” muhataba isteği ve iradesi dışı istemediğini yaptırmaktır!..

CİNCİLERİN, cinlerden haber alma dışındaki tüm faaliyetleri “BÜYÜ” yapmadır!.. Yaptıkları, İSLÂM anlayışına göre HARAMDIR!.. “BÜYÜ” yapan da yaptıran da altında asla kalkamayacağı bir vebalin altına girmektedir; cinler o işi onlara hoş gösterse de!..

CİNCİLER, “BÜYÜ” yaparken ya da “BÜYÜ”nün tesirini oluşturacak MUSKAYI YAZARKEN çeşitli duâlar okurlar ve böylece bazı cinleri o konuda görev yapmaya davet ederler!.. Ki bu başkasının iradesini zorlamadır; HARAMDIR!.

İlgili Konular

Hakkımızda

VEFK

CİNLER

  • Cinleri Tanıtan Dört Özellik
  • "CİNLER"’in çok önemli birkaç özelliği vardır ki, bu hususlar konuyu dikkatle tetkik edenlerin asla gözünden kaçmaz.
    1. CİNLER`de mantıksal bütünlük yoktur.
    2. CİNLER`de büyüklük duygusu aşırı gelişmiştir.
    3. CİNLER`de kendini kontrol mekanizması çok zayıftır.
    4. CİNLER`de sürekli tekrarlar mevcuttur.
    Hangi isim altında, dünyanın neresinde olursa olsun verdikleri tebliğlerde daima yukarıda saydığımız bu dört esası derhal müşahede edebiliriz.
    Devamı'nı okumak için tıklayın