Decrease Font Size Increase Font Size

Felsefe Üzerine Genel Bir Değerlendirme

İnsan, tabiatı gereği daima gerçeğin arayıcısı olarak görünmüştür ve görünecektir. Çünkü onun yaratılışında , belki de yaratılış gayesinde, bu merak, bu arayış veya bir başka deyişle, en güzele, en iyi olana susamışlık bulunmaktadır. Onun düşünce hayatında, daima duyularla algılanan duyularla algılanamaz olanı, görünen görünmeyeni, gizli olanı, gerçekle ideal olanı istemiş, gerektirmiştir.
Böylece insan, bu kavramlardan en kolay olan da kendine asla yeterli görmemiş; her yeni buluş, biliş ve görüşten sonra bununda gerisinde daha yeni bir şeyler, hâlâ gizli kalan hususlar bulunduğunu düşünmüştür. Bu şekildedir ki, insanlık felsefe dediğimiz ve gerçek olanın ideal olanın, en güzel olanın, gizli olanın arayışı demek olan bilimi ortaya çıkarmıştır. Eski çağlardan beri devam eden bu arayış ve düşünüş hâlâ devam etmekte ve devam edecektir; yani insanlık felsefe yapmaktan asla geri kalmayacaktır.
Eskiden felsefe bütün bilimleri içine alıyordu; diğer bilimleri ondan ayırmak veya ayrı düşünmek mümkün değildi. Onun için eski çağ filozoflarının bir çoğu sadece felsefe ile değil, onun yanında matematik, mantık, tabiat, fizik musiki, tıp vs. gibi bilimlerde söz sahibi idiler. Daha sonra ilimler Felsefeden ayrılarak kendi alanlarını ve bu alanda geçerli olan prensipleri belirlediler. Böylece ilimler belli bir tasnife tabi tutulurlar. Fakat felsefe daima meşruiyetini devam ettirmiştir.

Metafizik Nedir?

Metafizik, sadece akıl yoluyla kavranan bir varlık sahasıdır. Ne duyular ne de deneyin bu sahada bir rolü olamaz. Buna rağmen Metafizik felsefenin en mühim disiplinlerinden biridir. Kelime olarak “fizikten sonra” manasına gelmektedir. Böyle bir lügat anlamı daha sonraları bir teknik terim haline gelmiş ve maddi olmayan varlık’ın ilmine isim olmuştur.
Böylece maddenin özünü sembolleştiren her türlü kavramın (mesela cevher, zât yahut öz, töz veya substance, usia vs.) bu ilimde tartışılan konuların halinde gelmiştir. Üzerinde yaşadığımız dünyayı ve kainatı fizik-metafizik veya ilmî-felsefî olarak sınıflandırabilir, değerlendirebiliriz. Bunlardan birincisi, duyularla algılanabilenin, görünenin, gerçeğin adı, ikincisi hissi olmayanın, gizli olanın, idealin adıdır. İşte bizim konumuz bu ikincisi, hissî olmayanın ilmi yani Metafiziktir.
Bu kelime ile ontoloji arasındaki ilgi açıktır; her ikisinin tanımı aynı konuları kapsar ve şöyle denir: ontoloji veya varlık bilimi veyahut genel Metafizik. İlim olarak ortaya arayış çıkışından beri Metafiziğin hem taraftarları hem de karşı olanları olmuştur. Sözgelimi Viyana ekolü karşı çıkmış ve Hobbes onu “boş ve karanlık” bir araştırma olarak değerlendirmiştir.

Hakkımızda

    Hakkımızda

VEFK

CİNLER

  • Cinleri Tanıtan Dört Özellik
  • "CİNLER"’in çok önemli birkaç özelliği vardır ki, bu hususlar konuyu dikkatle tetkik edenlerin asla gözünden kaçmaz.
    1. CİNLER`de mantıksal bütünlük yoktur.
    2. CİNLER`de büyüklük duygusu aşırı gelişmiştir.
    3. CİNLER`de kendini kontrol mekanizması çok zayıftır.
    4. CİNLER`de sürekli tekrarlar mevcuttur.
    Hangi isim altında, dünyanın neresinde olursa olsun verdikleri tebliğlerde daima yukarıda saydığımız bu dört esası derhal müşahede edebiliriz.
    Devamı'nı okumak için tıklayın