Decrease Font Size Increase Font Size

Mucizenin lügattaki manası; İnsanı aciz bırakan, karşı konulmaz, olağanüstü, garip ve tuhaf şey demektir. İstilahi manası ise; Hazreti Allah’ın Peygamber kullarını doğrulamak ve desteklemek için, insanların benzerini yani aynısını yapmaktan aciz kaldığı, harlkulade ve olağanüstü hallerdir.

Hz. ALLAH, Peygamber kullarına mucizeler, Veli kullarına kerametler, mümin ve muttaki kullarına; his, güdü, sezgi ve ilham nasip ederek yardım eder. O mucizeler ile Hazreti YUSUF (AS) rüyaları tabir ederdi. Hazreti İSA (AS) mezarlıktaki ölüleri diriltirdi. Hazreti MUSA (AS) asası ile denizi ikiye ayırdı. Hazreti DAVUD (AS) demiri avcunda hamur gibi yoğurup, istediği gibi şekil verirdi. Hazreti SÜLEYMAN (AS) rüzgara ve cinlere emir verirdi. Hazreti MUHAMMED (SAV) mübarek şahadet parmağı ile AY’ı ikiye ayırmıştır.

1. Davud (AS), devlet reisi olduğu zamanlarda kıyafet değiştirip halkın arasında dolaşırdı. yine bir gün kıyafet değiştirerek kendisini tanımayan birisine yaklaşır ve sorar; " Davud'u nasıl bilirsiniz ? " Adam da " Davud iyidir. Fakat bir kusuru var." der. " Kusuru nedir ? " diye sorar. Adam " Devlet hazinesinden maaş alıp ailesini geçindirir. " der. İşte o andan sonra Davud (AS) Allah'a yalvarır ve kendisine meslek edinmesi için dua eder. Allah'da O'na, demiri avucunda hamur gibi yoğurup, istediği gibi şekil verme mucizesini ihsan eder. O günden itibaren Hazreti Davud (AS), ailesini demircilikten kazandığı ile geçindirir.

2. Ebu Cehil, Resulullah'ı namaz kılarken görürse muhakkak boynunu çiğneyip, yüzünü yerlere sürteceğine dair, taptıkları putlar olan Lat ve Uzza'ya yemin etmiş; daha sonra Peygamberimiz (SAV)'i namaz kılarken gördüğünde dediğini yapmak için yanına varmış. Fakat birden bire büyük bir korku ve dehşet içinde elleriyle korunarak, arkasına dönüp hızla uzaklaşmıştır. Kendisine; "Sana ne oldu ?" denildiğinde, "Onunla benim aramda ateşten bir duvar vardı ve bir takım kanatlılar gördüm" demiş, Resulullah'da "Ebu Cehil bana zarar vermek için yanaşsaydı, melaike onu parça parça ederdi" buyurmuşlar.

3. Bakara Suresi Ayet: 2 Sayfa 10:
“Bir zamanlar, Musa susuz kalan kavmi için, bizden su istedi. Biz de -Ya Musa .. asan ile yanındaki taşa vur. – demiştik. Bunun üzerine o taştan on iki pınar su fışkırdı. Her insan, her kabile, su alacağı yeri bildi. -Allah’ın rızkından yiyin için, fakat yeryüzünde kötülük yaparak fesat çıkarmayın- dedik.”

4. Maide suresi Ayet: 110 Sayfa 127:
"Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Seni Cebrail ile desteklemiştim. Hem beşikte, hem de yetişkin iken insanlarla konuşuyordun. Sana yazı yazmayı, hikmeti, Tevrat' ı ve İncil' i öğretmiştim. Benim ihsan ettiğim mucize ile çamurdan kuş şekli yapıyordun, sonra içine üfürüyordun da, benim iznim ile kuş oluyordu. Anadan doğma körü ve abraşı benim iznim ile iyileştiriyordun. Benim iznim ile ölüleri kabirlerinden diriltiyordun. Seni öldürmek isteyen İsriloğullarını senden defetmiştim de, seni öldürememişlerdi. Seni onlara açık mucizelerle gönderen bizdik."

İlgili Konular

Hakkımızda

VEFK

CİNLER

  • Cinleri Tanıtan Dört Özellik
  • "CİNLER"’in çok önemli birkaç özelliği vardır ki, bu hususlar konuyu dikkatle tetkik edenlerin asla gözünden kaçmaz.
    1. CİNLER`de mantıksal bütünlük yoktur.
    2. CİNLER`de büyüklük duygusu aşırı gelişmiştir.
    3. CİNLER`de kendini kontrol mekanizması çok zayıftır.
    4. CİNLER`de sürekli tekrarlar mevcuttur.
    Hangi isim altında, dünyanın neresinde olursa olsun verdikleri tebliğlerde daima yukarıda saydığımız bu dört esası derhal müşahede edebiliriz.
    Devamı'nı okumak için tıklayın